Gitar Öğrenirken Yapılan 10 Büyük Hata: 25+ Yıllık Deneyimden Öğrendiklerim
25 yılı aşkın süredir gitar çalıyorum.
Gitara başladığımda en büyük hayalim bir grubumun olması, albümler yayınlamak ve konserler vermekti. Ama ilk gruplarımda birlikte çaldığım müzisyenlerin çoğu benden çok daha ilerideydi. Onlara ayak uydurmakta zorlanıyordum ve bu yüzden gitarı nasıl daha iyi öğrenebileceğimi yıllarca araştırmak ve denemek zorunda kaldım.
Bugün geriye baktığımda, o zamanlar bildiklerimin çok küçük bir kısmını bugün bildiğim şekilde bilseydim, muhtemelen çok daha az deneme yanılma yapar ve daha hızlı ilerlerdim.
Bu yazıda gitar öğrenme sürecinde keşke daha önce bilseydim dediğim 10 şeyi paylaşacağım.
Bunlar yalnızca kendi gitar yolculuğumdan çıkardığım sonuçlar değil. Yıllarca birebir gitar dersi verdikten ve online eğitimler aracılığıyla çok sayıda gitaristin gelişim süreçlerini gözlemledikten sonra tekrar tekrar karşılaştığım konular.
1. Elektro gitar çalmak için önce klasik gitarla başlamak zorunda değilsiniz
Bu, gitarla ilgili en eski inanışlardan biri.
Hâlâ sık sık şu soruyla karşılaşıyorum:
“Elektro gitar çalmak istiyorum ama önce klasik gitarla mı başlamalıyım?”
Bana da 12 yaşındayken klasik gitarla başlamam önerilmişti ve ben de öyle başladım. Fakat benim hayalim klasik gitar çalmak değildi. Sevdiğim rock ve metal gruplarının rifflerini ve sololarını çalmak istiyordum.
Bu tavsiyenin nereden geldiğini anlamak zor değil. Benim gitara başladığım yıllarda elektro gitar ve gerekli ekipmana ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi. Ayrıca gitar eğitimi veren birçok kişinin geçmişi klasik gitara dayanıyordu.
Ama buradan zamanla yanlış bir sonuç çıktı:
Elektro gitar çalmak için önce klasik gitar öğrenmek gerekir.
Hayır, bu bir zorunluluk değil.
Klasik gitarla elektro gitar arasında ortak beceriler elbette var. Fakat çalım hissiyatı, teknikler, ton üretme biçimi ve bu enstrümanlarla yapılan müzikler arasında önemli farklılıklar bulunuyor.
Özellikle başlangıçta en önemli şeylerden biri sizi gitarı tekrar elinize almaya motive edecek müziği mümkün olduğunca erken çalabilmek.
Klasik gitar çalmak istiyorsanız klasik gitar öğrenin.
Ama hedefiniz elektro gitarsa, elektro gitarla başlayabilirsiniz.
2. Daha çok gitar dersi izlemek, daha çok gelişmek anlamına gelmiyor
Bugün gitar öğrenmek isteyen biri için bilgi eksikliği neredeyse problem olmaktan çıktı.
YouTube’a girdiğinizde binlerce gitar dersi, egzersiz, şarkı anlatımı ve teknik video bulabilirsiniz.
Bu inanılmaz bir avantaj.
Ama aynı zamanda büyük bir tuzak da olabilir.
Yeni başlayan bir gitarist başlangıç eğitimi izlerken bir sweep picking videosu görüyor. Oradan legato, shredding, modlar, arpejler derken temel beceriler daha yerleşmeden onlarca farklı konu hakkında bilgi sahibi oluyor.
Sonuçta gitar hakkında çok şey bilen ama bildiklerinin çok küçük bir kısmını gerçekten çalabilen gitaristler ortaya çıkabiliyor.
Çünkü bir şeyi bilmekle, onu gitar üzerinde yapabiliyor olmak aynı şey değil.
Bir tekniğin nasıl çalıştığını anlamak başka bir şeydir. O tekniği temiz, kontrollü ve müzikal biçimde uygulayabilmek başka.
Bu yüzden sürekli yeni şeyler öğrenmek yerine, bulunduğunuz seviyeye uygun birkaç önemli beceriyi seçmek ve bunları gerçekten geliştirmek çoğu zaman çok daha verimli.
Gitar birbirinden bağımsız yüzlerce bilgi biriktirerek değil, becerileri adım adım birbirinin üzerine inşa ederek öğreniliyor.
Önemli olan ne kadar çok şey bildiğiniz değil, öğrendiğiniz şeylerin ne kadarını gerçekten yapabildiğiniz.
3. Gitar çalmakla gitar çalışmak aynı şey değil
Gitarı elimize aldığımızda genellikle daha önce öğrendiğimiz şarkıları, riffleri, lickleri ve soloları çalmaya başlıyoruz.
Bunda hiçbir problem yok.
Zaten gitar çalmanın en keyifli taraflarından biri bu.
Ama gitarın başında bir saat geçirmeniz, bir saat boyunca geliştiğiniz anlamına gelmiyor.
Çünkü çoğu zaman zaten yapabildiğiniz şeyleri tekrar ediyorsunuz.
Gerçek çalışma genellikle henüz rahatça yapamadığınız noktaların üzerine gittiğinizde başlıyor.
Bu yeni bir akor geçişi olabilir.
Zorlandığınız bir riff olabilir.
Yeni bir teknik olabilir.
Ya da mevcut seviyenizin biraz üzerinde bir şarkı olabilir.
Bu yüzden zaman zaman kendinize şu soruyu sormanız çok faydalı:
Şu anda sadece gitar mı çalıyorum, yoksa gerçekten beni geliştirecek bir şey mi çalışıyorum?
İkisine de ihtiyaç var.
Ama hangisini yaptığınızı bilmek önemli.
4. Gelişmek için her gün saatlerce gitar çalışmak zorunda değilsiniz
Bir dönem gamları ciddi şekilde çalışmaya başladığımda günde yaklaşık sekiz saat gitar çalıyordum.
Ailem ve komşularımız saatlerce majör gamları inip çıkmamı dinliyordu.
Elbette o dönemde çok geliştim.
Ama hayat boyunca her gün sekiz saat gitar çalışmak gerçekçi değil.
Zamanım azaldığında bir noktada şöyle düşünmeye başladım:
“Yarım saat çalışacaksam ne anlamı var?”
Ve bu düşünce yüzünden bazı dönemlerde hiç çalışmamaya başladım.
Sonuç tabii ki gelişmemek oldu.
Daha sonra kendime yaklaşık 30 dakikalık çalışma rutinleri hazırlamaya başladım. Fakat bu kez ne çalışacağım belliydi. Aynı becerilerin üzerine düzenli ve istikrarlı biçimde gidiyordum.
Bir süre sonra yarım saatlik gerçekten odaklı bir çalışmanın düşündüğümden çok daha fazla sonuç verebildiğini gördüm.
Birebir gitar öğrencilerimde de benzer bir durumla defalarca karşılaştım.
Dersin bir gün öncesinde dört-beş saat çalışan öğrenciler bazen önceki haftanın önemli bir kısmını unutmuş oluyordu. Buna karşılık her gün kısa da olsa düzenli çalışan öğrenciler öğrendiklerini çok daha iyi oturtabiliyordu.
Daha fazla zamanınız varsa elbette çalışabilirsiniz.
Ama gelişmek için her gün saatlerce çalışmak zorunda değilsiniz.
Yarım saat çalışmak, sıfır saat çalışmaktan çok daha iyi.
5. Doğuştan gelen yetenek düşündüğünüz kadar belirleyici değil
Ben ailemdeki ilk müzisyenim.
Gitar öğrenmeye başlayana kadar çevremde de çok fazla müzisyen yoktu.
Ve gitar çalmaya başladığımda olağanüstü bir doğal müzik yeteneğim olmadığını oldukça hızlı fark ettim.
Bir süre sonra kendi şarkılarını yazan bir progresif metal grubuna girdim. Şarkıları bana gönderdiler, ben de günlerce çalışıp parçaları ezberledim ve gruba alındım.
Ama bir provada o anda bir şarkıya solo yazmam istendiğinde hiçbir şey üretemedim.
Çünkü bana verilen bir şeyi çalışarak çalabilmekle, o anda kendi müziğinizi üretebilmek aynı beceri değildi.
Daha sonraki gruplarımda da benden çok daha ileride müzisyenlerle çaldım.
Bazen ben onlardan daha fazla çalışıyordum ama onlar benden çok daha iyi çalıyordu.
Böyle bir durumda kolayca:
“Ben yeteneksizim.”
deyip bırakabilirsiniz.
Ben çalışmaya devam ettim.
Yıllar geçtikçe aradaki fark kapanmaya, bana imkânsız görünen şeyler normalleşmeye başladı.
Buradan öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu:
Doğuştan gelen yetenek başlangıçta avantaj sağlayabilir. Ama uzun vadede ulaşacağınız seviyeyi tek başına belirlemez.
Özellikle sosyal medyada çok iyi gitar çalan birini gördüğünüzde kendinizi onunla karşılaştırırken dikkatli olun.
Siz o kişinin yalnızca bugününü görüyorsunuz.
Kaç yıldır gitar çaldığını, kaç saat çalıştığını, kaç kere başarısız olduğunu ve o noktaya nasıl geldiğini bilmiyorsunuz.
Kendi gelişiminizi başka bir gitaristin en iyi 30 saniyesiyle karşılaştırmayın.
6. Hızlı gitar çalmanın yolu sürekli daha hızlı çalmaya çalışmak değil
Gitarda hızlı çalmak her şey değil.
Ama kullanmak istediğimiz zaman elimizde bulunması güzel bir beceri.
Ben birkaç aydır gitar çalarken istediğim her şeyi çalabildiğimi düşünmeye başlamıştım.
Malmsteen, Steve Vai…
Sözde hepsini çalıyordum.
Gerçekte ise temiz çalmıyordum, ritimde değildim ve çaldığım şey çoğu zaman orijinal performansa pek benzemiyordu.
Bunu ancak gitar seviyem geliştikçe fark edebildim.
Burada ilginç bir durum var:
Bir şeyi ne kadar yanlış çaldığınızı anlayabilmek için bile belli bir seviyeye gelmeniz gerekebilir.
Kulak ve teknik henüz gelişmemişse, çaldığınız şeyle çaldığınızı düşündüğünüz şey arasındaki farkı duyamayabilirsiniz.
Bu yüzden sürekli mümkün olan en yüksek hızda çalışmak tehlikeli olabilir.
Temel hareket yanlışsa aslında yaptığınız şey yanlış hareketi daha hızlı tekrar etmektir.
Tabii ki hızlı çalmak istiyorsanız yüksek hızlarda da çalışmanız gerekir.
Ama önce hareketin doğru, temiz ve kontrol altında olması gerekiyor.
Daha sonra hız kademeli olarak artırılabilir.
Önce doğru hareketi öğrenin. Sonra doğru hareketi hızlandırın.
Tam tersini değil.
7. Nota okumadan çok iyi gitar çalabilirsiniz
“İyi gitar çalabilmek için nota okumayı bilmem gerekiyor mu?”
Bu da gitar öğrenmeye başlayanların sık sorduğu sorulardan biri.
Öncelikle nota okumak, müzik teorisini anlamak ve müziği yazılı olarak takip edebilmek çok faydalı becerilerdir.
Fakat portedeki notaları anlık olarak okuyamıyor olmanız iyi gitar çalamayacağınız anlamına gelmez.
Gitarın üzerinde müziği anlamamızı sağlayan başka sistemler de bulunuyor.
Klavye şekilleri, aralıklar, akorlar, gamlar, modlar ve arpejler gibi birçok kavramı doğrudan gitar üzerinde görerek ve duyarak öğrenebilirsiniz.
Hatta birçok gitarist için önce müziği enstrümanın üzerinde somutlaştırmak daha anlaşılır olabilir.
Daha sonra nota okumayı öğrenmek istediğinizde, kağıt üzerindeki bilgilerin gitarda ne anlama geldiğine dair zaten bir temeliniz olur.
Buradaki mesaj:
Nota okumak gereksiz değil.
Ama gitar çalmaya başlamak, şarkı öğrenmek, solo çalmak veya müzik teorisini anlamaya başlamak için önce nota okumayı öğrenmek zorunda değilsiniz.
8. Gam bilmek, doğaçlama yapabilmek anlamına gelmez
“Pentatonikte sıkışıp kaldım.”
Gitaristlerden çok sık duyduğum cümlelerden biri.
Ama çoğu zaman çözüm daha fazla gam öğrenmek değildir.
Pentatonikte sıkıştığını söyleyen birçok gitarist aslında pentatonik gamın sunduğu imkanların çok küçük bir kısmını kullanıyor.
Pentatonik size klavye üzerinde bir yol haritası verir.
Ama bu yol haritasının içinde bend, slide, vibrato, legato, tapping, string skipping, hybrid picking, kromatik notalar, ritmik fikirler ve sayısız farklı ifade biçimi kullanabilirsiniz.
Asıl nokta şu:
Doğaçlama yalnızca doğru notaları bilmek değildir.
İyi bir doğaçlama için fikir gerekir.
Ritim gerekir.
Cümleleme gerekir.
Ve belki de en önemlisi, duygu gerekir.
Bir gam kalıbını ezberlediğiniz anda bunların hiçbiri otomatik olarak beyninize yüklenmez.
Gam size hangi notaları kullanabileceğinizi söyler.
Ama o notalarla ne söyleyeceğinizi öğretmez.
Bu nedenle sürekli yeni gamlar öğrenmek yerine, zaten bildiğiniz gamların içinde daha fazla müzikal fikir üretmeyi öğrenmek çok daha büyük bir fark yaratabilir.
Çoğu zaman problem pentatonik değil.
Pentatoniği yalnızca bir şekil olarak bilmek.
9. İyi gitar tonu için pahalı ekipman şart değil
Gitara yeni başlayan birine dünyanın en pahalı gitarını, amfisini ve pedallarını verseniz yine büyük ihtimalle başlangıç seviyesinde bir gitarist gibi duyulacaktır.
Ama çok iyi bir gitariste ortalama bir gitar ve amfi verdiğinizde yine dinlemekten keyif alabileceğiniz bir performans ortaya çıkabilir.
Çünkü gitar tonu yalnızca ekipmandan gelmez.
Gitara nasıl dokunduğunuz, pena vuruşunuz, muting’iniz, bendleriniz, vibratonuz ve sağ-sol el kontrolünüz duyduğunuz sesi inanılmaz derecede etkiler.
Bu, ekipmanın önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.
İyi gitarların, amfilerin ve pedalların kendilerine özgü karakterleri vardır. Daha kaliteli ekipman çalım hissini iyileştirebilir ve aradığınız sese ulaşmayı kolaylaştırabilir.
Ama önemli bir gerçek değişmez:
İyi ekipman kötü tuşeyi düzeltemez.
Vibratonuz kötüyse pahalı bir gitar vibratonuzu düzeltmez.
Bendleriniz doğru sese ulaşmıyorsa yeni bir amfi bunu çözmez.
Telleri temiz biçimde susturamıyorsanız yeni bir pedal sorunu ortadan kaldırmaz.
Bu yüzden özellikle başlangıçta sürekli yeni ekipman satın almaya çalışmak yerine, elinizdeki ekipmandan daha iyi ses çıkarmayı öğrenmeye odaklanın.
Çalımınız geliştikçe ilginç bir şey fark edeceksiniz:
Ekipmanınızı değiştirmeden tonunuz da gelişmeye başlayacak.
10. En büyük problem bilgi eksikliği değil, yanlışlarınızı fark edememek olabilir
Bugün gitar öğrenmek isteyen biri için internette inanılmaz miktarda bilgi var.
Ama mesele yalnızca bilgiye ulaşmak değil.
Hangi bilgiyi hangi aşamada kullanmanız gerektiğini bilmek gerekiyor.
Bir de bundan daha zor bir problem var:
Tek başınıza çalışırken yanlış yaptığınız bir hareketi, yanlış yaptığınızı fark etmeden uzun süre tekrar edebilirsiniz.
Bir süre sonra bu hareket alışkanlığa dönüşür.
Ve uzun süre yerleşmiş bir alışkanlığı değiştirmek, aynı şeyi en baştan doğru öğrenmekten çok daha zor olabilir.
Ben de gitar hayatım boyunca bazı noktaları tek başıma aşamadığımı fark ettiğimde başka gitaristlerden yardım aldım. Joel Hoekstra, Martin Miller, Debbie Davies, Greg Howe ve Jennifer Batten gibi gitaristlerden dersler aldım.
Çünkü bazen kendi başınıza aylarca fark edemediğiniz bir problemi dışarıdan doğru bir göz birkaç dakika içinde görebilir.
Bu yüzden gitar öğrenirken üç şeyin özellikle önemli olduğunu düşünüyorum:
Doğru şeyi çalışmak.
Doğru sırayla ilerlemek.
Yanlış alışkanlıklar yerleşmeden onları mümkün olduğunca erken fark etmek.
Gitar öğrenirken bir yol haritasına sahip olmak neden önemli?
Müzik Üniversitesi’ndeki gitar eğitimlerini hazırlarken temel amaçlarımdan biri tam olarak buydu.
Yıllarca birebir gitar dersi verirken ve online eğitimlerde çok sayıda gitaristin gelişimini gözlemlerken insanların hangi aşamalarda benzer hataları yapma eğiliminde olduğunu gördüm.
Bu yüzden eğitimlerde yalnızca “şunu yapın” demek yerine, çalışırken karşılaşabileceğiniz yaygın hataları da mümkün olduğunca önceden göstermeye çalışıyoruz.
Ayrıca Müzik Üniversitesi öğrencilerine özel toplulukta öğrenciler çaldıklarını ve sorularını paylaşabiliyor, eğitmenlerden ve diğer müzisyenlerden fikir ve geri bildirim alabiliyor.
Haftalık canlı yayınlarda da öğrencilerin takıldığı noktaları inceleyip gelişimleriyle ilgili yönlendirmeler yapıyoruz.
Amaç yalnızca daha fazla gitar dersi izlemek değil.
Doğru şeyi, doğru sırada çalışmak ve yanlış alışkanlıklar iyice yerleşmeden onları fark edebilmek.
YouTube kanalındaki “Sizden Gelenler” videolarım da bunun küçük bir örneği. Müzik Üniversitesi öğrencilerinin performanslarını izliyor, nelerin iyi gittiğini ve neleri değiştirdiklerinde daha iyi sonuç alabileceklerini gösteriyorum.
Sonuç: Gitar öğrenmek bir bilgi toplama yarışı değil
25 yılı aşkın süredir gitar çaldıktan sonra gitar öğrenmeyle ilgili düşüncem giderek daha basit hale geldi.
Daha fazla bilgi her zaman daha fazla gelişim anlamına gelmiyor.
Daha fazla çalışma süresi her zaman daha iyi çalışma anlamına gelmiyor.
Daha pahalı ekipman her zaman daha iyi ton anlamına gelmiyor.
Ve başlangıçta daha yetenekli olmak, yıllar sonra daha iyi gitarist olacağınız anlamına gelmiyor.
Asıl farkı çoğu zaman doğru şeye odaklanmak, bunu yeterince uzun süre ve istikrarlı biçimde çalışmak ve gerektiğinde yanlışlarınızı fark edip yön değiştirmek yaratıyor.
Eğer gitar yolculuğunuzda neyi hangi sırayla çalışacağınızı gösteren daha sistemli bir yol takip etmek istiyorsanız Müzik Üniversitesi’ni inceleyebilirsiniz.
Müzik Üniversitesi’nde elektro gitar, akustik gitar, klasik gitar ve bas gitarın yanında şarkı söyleme, piyano, davul, müzik teorisi ve müzik prodüksiyonu eğitimlerine tek abonelikle erişebilirsiniz.
Ayrıca öğrencilerimize özel topluluğa ve haftalık canlı yayınlara katılabilirsiniz.
Müzik Üniversitesi’ni incelemek için:
